Nabu İ.Y.S.

Nabu kimdir?

Günümüz Babil (Irak) şehrinin yerinde, antik Borsippa kenti bulunurdu. Yerel halk, ulu tanrı Marduk'un elçisi ve yazıcısı olduğuna inandıkları Nabu'ya tapınırdı. Babil takviminin ilk ayı 'Nisannu'nun 11. gününde, akītu festivallerinin bitiminde Nabu, kader tabletine yaradılış efsanesi enūma eliš'de rivayet olunan kaydı düşerdi. Zaman içeresinde Nabu, bu rolünden dolayı yazı ve bilgi ile ilişkilendirilmiştir. Bahsi geçen zaman dilimi aşağı yukarı Hammurabi'nin hükümdarlığına denk gelir.

Antik tablet ve yazıtlarda iki farklı tanrıça ile ilişkilidir. Taşmet (Tašmetu) ve Nanaya. Eski Babil yazıtlarında Taşmet'in adı geçerken, daha sonraları yerini Nanaya'ya bırakmıştır. Zamanla Nabu, Marduk'a daha da yakınlaştırılmış, hatta bir süre sonra oğlu olduğuna bile inanılmıştır. Belki de bu sebepten, Marduk'un ejderi siruş ile hareket ettiğine inanılırdı.

Mezopotamya inanç sistemlerinin çoğunda ya aktif rol oynamıştır, yada büyük etkileri olmuştur. Olimpus tanrılarından Apollo ile benzerlikleri vardır. Ayrıca İncil'de iki farklı ayette bahsi geçer (Yeşeya ve Yeremya).

Neden Nabu?

Yıllar önce katıldığım bir genel kültür testinde toplam 70 soru içerisinden bilemediğim tek cevaptır 'Nabu'. Bu yüzden aklımda yer etmiş bir isimdir. İki aya yakın bir süre kütüphanelerde izini arayacağım, öğretim görevlileri ile uzun sohbetlerime, üç koca makaleye ve amatör bir 'Nabu araştırmacısı' olmama sebep olacak olan antik tanrıdır kendisi.

Araştırdıkça bilgi denen şeyin ne kadar dikkatlice ele alındığına, hatta dolaylı yoldan bilgiye ve bilge insanlara eski zamanlarda tapılacak kadar değer verildiğine şahit oldum. Onların inançlarının sebebi aslında tanımlayamadıkları şeye, bilinmeyene dair korkularıydı. Ama bunu açıklayan ve tanımlayan bilgiye bir vücut kazandırıp tapınıyorlardı. Nabu bunun örneklerinden yalnızca biriydi. O'nun gibi onlarca örneğine daha rastladım, belki yazılı tarihimizden öncesinde binlercesi daha mevcuttur.

Hayatım boyunca ne konuda olursa olsun, bilgi sahibi olmanın ne kadar önemli olduğunu bilerek yaşadım. Elime ne geçerse geçsin, gözüme ne görünürse görünsün, onun hakkında bilgi sahibi olmak zorunda hisettim kendimi. Internetten önce ansiklopediler vardı, üşenmeden açar okurdum. Internetten sonra kaynakların sayısı sonsuzluğa ulaştı. Nabu, bütün bu anlatmak istediklerime konulabilecek en uygun isimdi. Sahip olduğum yegane şey olan internet sitesine de onun güç vermesi benim için gayet anlamlı oldu.

İçerik Yönetim Sistemi

ermanaktan.com'a gücünü sağlayan yazılım, piyasada ücretsiz olarak bulabilceğiniz tüm İçerik yönetim sistemleri ile aynı prensibi takip ediyor. Tek farkı belirli bir amaç için özelleştirilmiş olması. Ayrıca akıllı URL konusunda apache sisteminin standart olarak sunduğu htaccess dosyasını değil, kendi ayrıştırıcı kodlarını kullanıyor.

Hazırı varken niye uğraşıyorum?

Bu sorunun "Amerika'yı yeniden keşfetmeye ne gerek var?" sorusundan hiç farkı yok, o soruya benim cevabım da şu: "Ben gitmedikten sonra Amerika keşfedilse ne olur?"